İlkokul 1. sınıf, çocuğun okuma-yazma serüveninin en kritik dönemidir. Bu dönemde dikte çalışmaları “sadece yazdırma” değildir; çocuk aynı anda dinler, sesi ayırt eder, zihninde sıraya koyar ve yazıya aktarır. Yani dikte, ses–harf ilişkisini sağlamlaştıran temel bir araçtır. Doğru kurulduğunda yazmayı hızlandırır, kontrol alışkanlığı kazandırır; yanlış kurulduğunda ise çocukta “yapamıyorum” duygusunu büyütebilir. Bu yazıda diktenin ne olduğunu netleştirip, sınıfta ve evde uygulanabilecek pratik bir sistemle nasıl yaptırılacağını anlatıyorum.
Üstün Dökmen’in yaklaşımına yakın bir hatırlatma: Çocuk en hızlı, “hata yaptığında ezilmediği” ortamda öğrenir. Dikte bu yüzden güvenli bir alan olmalı.
Dikte nedir?
Dikte, öğretmenin (ya da yetişkinin) söylediği hece, kelime veya cümlelerin öğrencinin duyduğu gibi yazıya dökülmesi çalışmasıdır. Ama asıl hedef “kopya gibi aynısını yazmak” değil, çocuğun işiterek çözmeyi öğrenmesidir. Dikte; işitsel algıyı, dikkat süresini, el-göz koordinasyonunu ve yazım farkındalığını aynı potada çalıştırır. Birinci sınıfta dikte genellikle basit kelimelerle başlar, zamanla cümleye ve kısa metne doğru ilerler.
1. sınıfta diktenin faydası ne?
Dikte çalışması, çocuğun duyduğu sesi doğru harfe dönüştürmesine yardım eder. Yazım kurallarını tekrar ettirerek kalıcılaştırır, dikkat ve konsantrasyonu geliştirir, yazma motor becerilerini destekler. Aynı zamanda kelime dağarcığını besler; en önemlisi de “ben yapabiliyorum” duygusunu güçlendirdiğinde özgüveni artırır. Kısacası dikte, sadece yazma değil, öğrenme disiplinidir.
Dikte nasıl yaptırılır? (Dağılmayan, net bir sistem)
Dikteyi sınıfta kolaylaştıran şey “çok anlatmak” değil, aynı rutini tekrar etmektir. Benim en çok işe yarayan omurga dediğim akış şu:
Dinle → Tekrar et → Hecele → Yaz → Kontrol et
Bu beşli akışı her diktenin başında aynı cümleyle söyleyebilirsin:
“Önce dinliyoruz, sonra tekrar ediyoruz, heceliyoruz, yazıyoruz ve kontrol ediyoruz.”
1) Hazırlık aşaması (1 dakika)
Dikte başlamadan hemen önce ortamı ve materyali hazır hale getirmek, hatayı yarı yarıya azaltır. Defterlerin doğru sayfası açılsın, satır takibi görülsün, kalem tutuşu hızlıca kontrol edilsin. Gürültüyü azaltıp sınıfa kısa bir odak cümlesi ver: “Gözüm bende, kulağım bende, elim defterde.” Bu küçük ritüel, özellikle dikkat dağınıklığı yaşayan çocuklarda çok iş görür.
💡 İpucu: Dikteyi “dersin ortasında aniden” değil, mümkünse her gün aynı zaman aralığında yapmak çocuklarda otomatikleşmeyi artırır.
2) Dikte öncesi mini hazırlık (özellikle başlangıç haftalarında)
Birinci sınıfta ilk zamanlar, söyleyeceğin kelimeleri bir kez tahtada görsel olarak göstermen işini kolaylaştırır. Kelimeyi birlikte okuyup anlamını konuşmak (çok uzatmadan) çocuğun zihninde “ses–anlam–yazı” köprüsü kurar. Kısa bir heceleme provası da yapabilirsin: “ka-lem”, “de-fter” gibi. Burada amaç ipucu vermek değil; çocukları sürece ısıtmaktır.
⚠️ Uyarı: Dikteyi “ipucu yağmuruna” çevirmek (ör. “burada ğ var”, “şurada ı var”) kısa vadede yazdırır ama uzun vadede çocuğun işiterek çözme becerisini zayıflatır.
3) Kelime diktesi nasıl yaptırılır? (3 adım)
Kelime diktede sınıf düzenini en çok bozan şey, öğretmenin hızının ve tekrarın düzensiz olmasıdır. Şu basit üç adım yeter:
Önce kelimeyi normal tonda ve net söyle: “kalem”. Sonra sınıfa tekrar ettir: “Hep birlikte söyleyelim: kalem.” Ardından kelimeyi hecele ve yazdır: “ka-lem… şimdi yazıyoruz.” Çocuklar yazarken sınıfta dolaş; yanlış gördüğünde doğrudan düzeltmek yerine “kontrol ettirerek” yönlendir: “Parmağınla harfleri takip et, eksik var mı?”
4) Cümle diktesi nasıl yaptırılır? (parça parça)
Cümle diktede en iyi yöntem şu: Cümleyi önce bir bütün olarak söyle ki anlam yerleşsin. Sonra 2–3 kelimelik parçalar halinde yazdır. Örneğin “Ali okula gitti.” cümlesini “Ali / okula / gitti.” diye bölmek hem yetişememe kaygısını azaltır hem de satır düzenini korur. En sonda cümleyi tekrar okuyup çocuklardan yazdıklarını parmakla takip ederek kontrol etmelerini iste.
💡 İpucu: Cümle diktede “duraklar” öğretmenin kontrol noktalarıdır. Her durakta sınıfın büyük kısmı bitirmeden yeni parçaya geçme.
5) Dikte sonrası kontrol (dikteyi değerli yapan kısım)
Dikte bittiğinde asıl kazanım “kontrol alışkanlığı”dır. Tahtaya doğru yazımı yazıp çocukların kendi yazdıklarıyla karşılaştırmasını sağlayabilirsin. Ama bunu “yanlışları sayma” gibi değil, “kontrol etme” gibi yönet. Çocuklara 20–30 saniyelik mini kontrol yaptır: kelime arası boşluk var mı, büyük harf doğru mu, nokta var mı, harf eksik mi? Bu kontrol, birkaç hafta içinde hatayı gözle görülür biçimde azaltır.
⚠️ Uyarı: Dikteyi asla ceza gibi kullanma (“konuştuğunuz için dikte!”). Dikte ceza olursa çocuk “öğrenme”yi değil “gerilimi” hatırlar.
Dikte yaparken dikkat edilmesi gerekenler (öğretmen gözüyle)
Birinci sınıfta dikteyi etkili yapan şey, sınıfın geneline uygun zorlukta kalmak ve kademeli ilerlemektir. İlk haftalarda 2–3 harfli kelimelerle başlamak, sonra 4–5 harfe çıkmak daha sağlıklıdır. Süreyi uzun tutmak yerine kısa ama düzenli tutmak daha etkilidir; genelde 10–15 dakikayı geçmemesi iyi olur, başlangıç döneminde 5–10 dakika bile yeter. Hataları doğal karşılamak ve öğrenciyi utandırmamak, bu çalışmanın ruhudur. En iyi geri bildirim dili “yanlış yaptın” değil “birlikte kontrol edelim”dir.
Acar Baltaş çizgisinden bir hatırlatma: Davranış çoğu zaman niyetten değil, düzenden beslenir. Dikteyi düzenli yapınca sonuç zaten gelir.
Veliler evde dikte yaptırırken nelere dikkat etmeli?
Evde dikte, okul gibi olmamalı; daha kısa, daha yumuşak ve daha güvenli olmalı. 5–10 dakika yeter. Aynı rutini evde de koruyun: dinle–tekrar et–hecele–yaz–kontrol et. Çocuğa baskı yapmadan, sakin bir ortamda ilerleyin. Küçük başarıları fark etmek (sticker, küçük “aferin notu” gibi) motivasyonu güçlendirir. En önemlisi kıyas yapmamaktır; “başkası daha iyi yazıyor” cümlesi çocuğun öğrenme iştahını kırar.
⚠️ Uyarı: Çocuk çok geriliyorsa o gün dikteyi uzatmayın. Bir alt seviyeye inin ya da ertesi gün tekrar deneyin. Geri dönmek, gerilemek değildir; temeli sağlamlaştırmaktır.
En sık yaşanan sorunlar ve pratik çözümler
Bazı çocuklar kelime arası boşluk bırakmayı unutabilir; burada “her kelimeden sonra bir parmak boşluk” kuralı birkaç hafta düzenli uygulanınca oturur. Harf atlama sık oluyorsa kelimeyi önce tekrar ettirip sonra hecelemek işe yarar; yazdıktan sonra parmakla harfleri saydırmak da kontrolü güçlendirir. b–d gibi karışmalar varsa o gün dikteyi zorlaştırmak yerine o harfe özel mini hece çalışması yapıp kısa kelime dikteleriyle bitirmek daha doğru olur. “Yetiştiremiyorum” paniği yaşayan çocuklarda cümleyi daha küçük parçalara bölmek ve sınıfın çoğunluğu bitirmeden ilerlememek gerekir. Dikkati çabuk kopan çocuklarda ise 2–3 dakikada bir “kalem bırak–omuz gevşet–devam” gibi mini resetler çok işe yarar.
Dikte için örnek kelimeler ve cümleler (kademeli)
İlk haftalar (2–3 harfli basit kelimeler): el, at, su, ev, ok, ip, en, on, kız, top, dal, kol, göl, köy, kuş
İlerleyen haftalar (4–5 harfli kelimeler): masa, kedi, elma, anne, baba, okul, kalem, defter, kitap, kapı, bahçe, çiçek, ağaç
Basit cümleler: Ali okula gitti. Anne elma yedi. Kedi süt içti. Baba kitap okudu. Bahçede çiçek var.
Son söz
Birinci sınıfta dikte, sabır ve tutarlılık ister. Çocuğa “hatasız yaz” demek yerine “dinle–çöz–yaz–kontrol et” alışkanlığını kazandırdığınızda hem yazma becerisi hem özgüven birlikte büyür. Siz rutini iyi kurduğunuzda çocuklar kısa sürede “dikteyi” değil, “yapabilmeyi” öğrenir.




